Özel Baklava Çeşitleri: Şöbiyet, Bülbül Yuvası ve Sarma'nın Hikayesi
Klasik fıstıklı baklavanın yanında daha karmaşık şekiller, daha zengin dolgular: Şöbiyet, Bülbül Yuvası, Sarma — her biri bir tasarım, her biri bir efsane.
Klasik fıstıklı baklava, bir mutfağın sınavıdır. Onu kusursuz yapmak başlı başına bir sanattır. Ama Antep ustaları yüzyıllar boyunca sınırları zorlamış ve baklavanın temel formunu düzinelerce farklı şekle dönüştürmüştür. Bu yazıda en sevilen üç özel çeşidi tanıyacağız.
Şöbiyet
Şöbiyet, baklava ailesinin en zarif üyelerinden biridir. Üçgen formunu, yufkanın katlanma şeklinden alır. İçi yoğun fıstık ve mascarpone benzeri özel kremayla doldurulur. İki ısırıkta biten bu küçük zarafet, Antep'te düğün baklavasıdır — gelin ve damadın masasında mutlaka bulunur. Adının "şöbiyet" olması, Arapça "şubbet" yani "bağlanan" kelimesinden gelir; çünkü iki ucu bir merkezde birleştirilmiştir.
Bülbül Yuvası
Bülbül Yuvası, kadayıf telinden yapılan en sanatsal baklava türlerinden biridir. Tel kadayıf, parmaklar arasında ince ince sarılarak küçük bir yuva şekli oluşturulur. Yuvanın ortasına bir tutam tam fıstık serpilir — adındaki "bülbül yumurtası" benzetmesi tam da buradan gelir. Pişirildiğinde yuva altın rengini alır ve fıstıklar üstte parlak yeşil noktalar gibi görünür. Görsel olarak da damağa da hitap eder.
Sarma (Fıstık Sarma)
Fıstık Sarma, en zengin baklava çeşididir; çünkü içinde başka hiçbir malzeme yoktur — sadece yufka ve fıstık. Bütün fıstıklar, ince yufkanın üzerine sıralanır ve dikkatlice rulolanır, sonra dilim dilim kesilir. Her dilimde, kesim yüzeyinde fıstığın doğal şeklini görürsünüz. Şerbetlendiğinde yufka neredeyse şeffaflaşır ve fıstık yeşili tüm dilime hakim olur.
Hangisi Sizin?
Klasik fıstıklı baklava, hayatınızda denenmesi gereken bir başlangıçtır. Ama gerçek baklava tutkunları, bu üç özel çeşidi mutlaka sıraya dizer. Şöbiyet, hafif tatlı sevenler için; Bülbül Yuvası, görsel deneyim arayanlar için; Sarma, yoğun fıstık tutkunları için idealdir.
Sultan's Patisserie'de bu üç çeşit de aynı tepside tek bir tarih taşır: gün doğumundan önce hazırlanmaya başlar, öğleden önce şerbetlenir, ve akşam yemeği zamanı en mükemmel kıvamına ulaşır.